Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Kiralık Microsoft Office: The Microsoft Equipt"


Etiket:

sit com hakkındaki yazılar:

\
1964 yılında yayınlanan bir sit-com komedi dizisi olan Gilligan's Island ile Lost arasındaki benzerlikleri konu alan videolara bu aralar youtube'da oldukça sık rastlanılıyor. Lost'ta ki önemli noktaların çoğunun 1964 yılındaki bu komedide işlenmiş olması akıllara Lost'un bu diziden esinlenmiş(!) bir dizi olma olasılığını getiriyor. Tabi ki teori sitelerinde bu iki diziyi bir noktada birleştiren teorilerde bulunmakta. Gilligan's Island'ta ki Lost benzeri olan yerlerdan bazıları aşağıdadır(Youtubedaki videoda verilme sırasıyla):
  • Kazazedelerden birisi rüyasında gördüğü bir uçağın gerçekte de adaya düşmüş olduğunu görür(Hatta kazazedenin uyanma sahnesi de Lost'taki meşhur göze zoom yapılmış uyanma sahneleri gibi).
  • Youtubedaki videolardan birinde görüldüğü üzere kazazedeler bir canavar hakkında konuşuyorlar, ve bir tanesi öbürünü canavar diye birşeyin olmadığına inandırmaya çalışıyor.
  • Kazazedeler bir sal yapıp adadan kurtulmaya çalışıyorlar ama aynen Lost'taki gibi bir köpekbalığı saldırısına uğruyorlar.
  • Ada'da yalın ayak ve sefil giysilerle dolaşan başka birilerinin yaşadığını öğreniyorlar.
  • Kazazedelerden birisinin aldığı piyango biletine büyük ikramiye vuruyor(videoları hazırlayan kişi benzerlikleri daha da vurgulamak için burada Lost'taki piyango numaralarını duyuran kadının sesini eklemiş)
  • Ada'da ki diğer kişiler tarafından kaçırılan bir kadın, şok geçirmiş ve neler yaşadığını hatırlayamayacak bir halde diğer kazazedelere geri döner.
  • Kazazedeler ada'da metal bir kapak bulurlar ve açmaya uğraşırlar.
  • Kazazedeler adanın diğer tarafından yükselen bir duman görürler.
  • Kazazedeler metal kapağı açmak için dinamit kullanırlar (kazazedelerden birisi yapmış dinamiti ve gömleğinin içinden çıkartıyor :) )

Söz konusu olan videoyu izlemek için buraya Gilligan's Island dizisinin bütün bölümlerini izlemek için buraya tıklayınız.

Spacer
  • sercani
  • 8 yorum var
  • 17 Haziran 2007 14:42


\

geçenlerde aklıma geldi, bazı dizilerde asla açık edilmeyen bazı gizemli durumlar var. daha çok sit-com dizilerinde komedi unsuru olarak kullanılan sırlardan bahsediyorum. biz kafa kafaya verip birkaç örnek bulduk ama dahasını da duymak keyifli olur gibime geliyor. ben örneklerimi vereyim, dahasını bulanlar ahkamlarla altına eklesin desem?

1. frasier - dr. niles crane'in karısı maris'in varlığını biliyoruz ama hiçbir zaman kendisini göremiyoruz.
2. will & grace - maris ne kadar zayıfsa karen'ın kocası stan de o derece şişmandır, biliyoruz ama cismini bir türlü açıkça göremiyoruz.
3. friends - bizim 6 ahbap çavuşun en büyük eğlencelerinden biri, karşı dairede oturan ugly naked guy'dır. kendisini bir kez arkadan gördük, bir kere de göbeğini görür gibi olduk hatırladığım kadarıyla ama onun dışında pek etli butlu olduğu dışında bir şey bilemiyoruz, göremedik.
4. sex and the city - dizinin son bölümüne kadar mr. big'in ismini asla öğrenemiyoruz. hala sonunu izlememiş olanlar için de açık etmeyelim.
5. how i met your mother - barney'nin çok para kazandıran, havalı bir işi olduğunu biliyoruz ama ne yaptığı konusunda bir fikrimiz olamıyor. her konu açıldığında barney "pleeeease" diyerek geçiştiriyor.
6. seinfeld - bir meslek muamması da burada. kramer'ın nereden para kazandığı meçhul.
7. the simpsons - meşhur springfield kasabası nerededir, orası tam neresidir bilemiyoruz.
8. charles in charge - eski ama dikkate değer: dizi boyunca charles'ın soyadı hiç açık edilmedi.
9. married with children - bildiğim kadarıyla peg'in annesi varlığını ara sıra belli etti ama kendisini seyirciye göstermedi.
10. the nanny - dizinin sonuna kadar fran'in babasından sürekli söz edildi ama kendisi gösterilmedi. yalnız son bölümde ya da son bölümlerden birinde ortaya çıktı.

devamını heyecanla bekliyorum!

Spacer
  • shane
  • 22 yorum var
  • 11 Nisan 2007 11:54

\
NBC’nin pek eşi benzeri olmayan (İngiliz orijinali hariç tabii) sit-com dizisi The Office, adı üstünde bir ofiste geçen günlük hayatı anlatıyor. 3. sezonu sürmekte olan dizide, ofis ortamı ile ilgili bir belgesel hazırlanıyor ve biz olaylara o kamera aracılığıyla bakıyoruz. Yeri geliyor, kahramanlarımızdan biri oturup kameraya özel olarak bir şeyler söylüyor. Ara sıra kameraya bakıp göz devirenler, başını sallayanlar oluyor. Bu hareketlerin çoğunun hedefi ise ofisimizin müdürü Michael (Steve Carell).

Evet, Dunder Mifflin kağıtçılığın Scranton, Pennsylvania ofisinin müdürü Michael Scott, insana saç baş yolduran, her hareketiyle “neden ama neden” dedirten ve davranışlarıyla sadece kendisini değil bizi de utanç denizlerinde sürükleyen bir karakter. Michael, işini inanılmaz derecede iyi yaptığından, ofis çalışanları ile arasının çok iyi olduğundan gayet emin. Yerli yersiz şeyler yapmak onun uzmanlık alanı; ikide bir insanları toplantı salonunda toplayıp sözüm ona kişisel gelişim sağlayacağına inandığı kendi icadı seminerler veriyor mesela. Ona sorarsanız her konuda uzman; siyah kuşak sahibi olduğunu söyleyen Dwight’ı (ona da şimdi geliyoruz) dövebileceğini söylüyor, iddiaya giriyor ve tüm ofisi toplayıp bir karete salonuna götürüyor örneğin. Ofis müdürlerinin verimlilik raporu sunacağı toplantıya, arka fona U2 eklenmiş, çalışanlarını çektiği bir video ile gidiyor. Daha neler neler... Tam bir gereksiz işler müdürü Michael.

Spacer
  • shane
  • 3 yorum var
  • 09 Kasım 2006 17:33
  • devamı

etiket menüsü

Bu Site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar

pektutulanlar

RSS & Pilli Kutu



Bizi Ekleyin!