Forum : hayatım dizi
dün gece wentworth miller bana evlenme teklif etti vee evet bir hapishanedeydik. aslında bir kere etmedi. ben kasıntılığımdan önce hayır dedim. ‘ne ederiz beraber naparız olmaz öyle birden delirdin mi sen’ dedim. sonra bu yemek yediğimiz ahşap piknik masasından o ünlü ‘ben bi yolunu bulurum’ bakışını atarak kalktı. sonra gerisini tam da hatırlamıyorum ama üçüncü teklifte gibi ikna olmuştum ben. hemen de uyandım. hapishanedeyiz demiştim ya erkekli kızlı kalıyoruz.biz de planlar yapıyoruz ama sürekli ne yesek bugün ne yesek. patates çalsak, et çalsak. devamlı yemek pişiyo. wentworth; biraz türk işi olunca rüya, ağa gibi bir şey hapishanede…
işin komik yanı ben pek prison break’a bayılmam. iyi takip de edemedim. zar zor bitirdim sezonu ve uzun süredir görmedim kendisini ne ekranda ne de internette bir yerlerde..ayrıca hiç de öyle gizli bir hayranlık ve sevgi beslemiyorum kendisine. ilginç.
hahaha, enfesmiş :)
benim henüz olmadı. başar’ın da bi tane vardı jack ve kate li sanırım. anlatsın söyliyim .
Evet bana da olmuştu benzer bir şey. Hatta blog‘umda yazmıştım.
Bilkent’in içindeki Ankuva alisveris merkezindeyim. Arkadaslarla langirt oynuyoruz. Oyuna dalmisim, bir heyecan oynuyorum. Oyunun orta yerinde, neden bilinmez, kafami saga çeviriyorum ve kalp atislarim beni rahatsiz edecek derecede heyecanlaniyorum. Karsimda Matthew Fox ve Evangeline Lilly! Yayinlandigi her hafta kaçirmadan büyük bir heyecanla izledigim Lost’un basrol oyunculari. O kadar heyecanlaniyorum ki, kendimi kontrol edemeyip bagirmis bile olabilirim. Hemen yanlarina gidiyorum. Basliyorum konusmaya. Dizinizi söyle seviyorum, böyle begeniyorum. Çok iyisiniz, harikasiniz… O kadar iyi insanlar ki, çok mütevazi karsiliyorlar yorumlarimi. Adimi soruyorlar, tanisiyoruz. Lost’u Türkiye’de nasil takip ettigimi soruyorlar. Diyorum usenet diye bir sey var, o kadar hizli geliyor ki oraya dizi, daha Amerika’da bati yakasinda Lost yayinlanmadan indirebiliyoruz…Matthew’un çok hosuna gidiyor bu, daha önce de haberi yokmus böyle bir seyden anladigim kadariyla. Hemen cep telefonunu çikariyor, telefon rehberinden bir numarayi çeviriyor ve ona anlattiklarini anlatmam için telefonunu bana uzatiyor. Bir bakiyorum ki, Lost’un yapimcisi JJ Abrams’i aramis. Yine heyecanlaniyorum. Allah’tan JJ cevap vermiyor telefona. Rahatliyorum.
Ben kafami kaldirdigimda Matthew ve Evangeline’in orda olmadiklarini görüyorum. Nereye gitmisler acaba? Hemen aklima Matthew’un telefonunda Evangeline’in de telefonu kayitlidir fikri geliyor. Buluyorum ve ariyorum…Telefon çaliyor… çaliyor…
..ve uyaniyorum. O kadar inandim ki bu rüyama.. Uyandigima çok üzüldüm. Diziler bu kadar hayatima girmeli mi, emin degilim. Fakat en keyifli uykularimdan biriydi!..
j.j. telefonu açsa kesin kızardı, adam para kazanıyor ordan sen indir seyret olacak iş mi :)
wentworth’le ilgili rüyaya ayrıca kıl oldum, benim rüyama girmiyor be kaç günlerce prison breakle yattım kalktım. bu gece bi bölüm seyredip uyuyayım bari belki olur.
Müthiş bir rüya gördüm, anlatmam gerek bunu. Ama öncelikle tüm 22Dakika’ya “Aşkolsun” demek istiyorum. Heroes’un çizgi romanı varmış abi, hiç söylemiyorsunuz? Ne kadar ayıp bir şey.
Ben bu gerçeği bugünün gecesi keşfettim, nihayet; hepsini indirip aralıksız okudum, 23 tane, harikulade idi. Herhalde bundan etkilenmiş olacağım ki okula gitmeden evvel şöyle bir saat kadar kestireyim dedim.. Ve rüya başlıyor:
Sylar’la birlikte yürüyorum, acele ediyor gibi bir halimiz var; mekan New York olsa gerek ama sokaklar, Claude’un görünmez olurkenki efekti gibi arada belirsizleşiyor, etrafı “akışkan lekeler” halinde görüyorum. (Ya da çubukla karıştırılan bir ebruya da benzetilebilir, zihninizde iyi canlansın istiyorum, evet)
Her neyse, Sylar’a “Beyni çıkarmadan nasıl çalıştığını öğrenmenin bir yolu yok mu?”, “Benim gücümün ne olduğunu anlayabilir misin, ben şimdiye dek pek keşfedemedim sanki?” gibi sorular soruyorum. Herif ziyadesiyle çok sert, “Abi dur, işimiz var” kabilinden şeyler söylüyor.
Peter’ın rüyasında inflilak ettiği noktaya geliyoruz; Peter’ın rüyasında gündüz oluyor ya olay, benimkindeyse gece.. Bütün “hero”lar orada. Claire’i görmeye çalıştığımı hatırlıyorum. Arada bir sürü olaylar, konuşmalar falan oluyor, net hatırlayamıyorum ama olay tam olarak şurada kopuyor:
Etraftı aniden “tik-tak” sesleri sarıyor ve Sylar, Hiro’nun yüzleşeceği öngörülen T-Rex’e dönüşüyor. (Keşke rüyalar kaydedilebilir olsaydı, direkt YouTube’a upload edip buraya link verirdim; muhteşem bir görüntüydü, milyon dolar versen çekemezsin) Ama bu dönüşme, ya nasıl anlatsam ki, o kadar gerçekçi oluyor ki; Sylar’ın yüzü, dönüşmeden önce de T-Rex’e benzemeye başlıyor zaten benim gözümde, biriki saniye sonra da olay oluyor.
Japonca birtakım çığlıklar.. Hiro yardım istiyor, benimse gücüm yok? Kulaklarım uğuldamaya başlıyor, herkesin suratında bir dehşet ifadesi. Tik-tak’lar.. Peter Petrelli’nin Claire’i tanımlarken kurduğu cümle aynen zihnimde yankılanıyor, “Little sad smile” – Claire aynı dizideki gibi koşuyor. HRG , “Hay allah kahretsin hepinizi” der gibi bakıyor T-Rex’in olduğu tarafa. Bu tarz detaylar ve maksimum tansiyon eşliğinde uyanıyorum.
Bir insan daha fazla etkilenemezdi herhalde bu diziden. “Kadıköy’de T-Rex dehşeti” gibi bir haber okursanız, bilin ki benim. İnanıyorum. Ya da şaşırdım ben iyice.
gerçekten rüyanız pek dehşetliymiş vesç :) güldürdün ayrıca öğle vakti… bu arada çizgi romanı oluşu tee eskilerde yazılmıştı.mesela aziz şurada yazmış. daha önce tanıtırken haberdar ederken de bir kaç kere lafı geçti biliyoruz yani biz, kendimize saklamadık. ama her birinin linkini bulamam şimdi :) bu arada ben de çarçabuk rüya kaydedebilmenin icat edilmesini istiyorum. para vermeden oyunculara acayip diziler filmler çekilebiliyor.
Gerçekten de yazılmış ya, nasıl dikkatimi çekmedi anlamadım. Ama işte, kader doğru zamanlamaya hazırlıyormuş beni, şimdi her şey daha net benim açımdan. Anlıyorum.. Hissediyorum.
Ayrıca bir not: Ben de şuraya çizgi romanların direkt link’lerine ulaşılabilecek entry’leri ekledim, bulunsun.
Lost’un ilk sezonunu izlediğim günlerdi, Charlie ile otları yaymışız önümüze, tüttürüyorduk, çok komikti:)) ben sigara bile içmem ayrıca!
Rüyamda dizi görmedim ama 1-2 ay önce görmüs oldugum rüyanin 2. bölümünü gördüm dün gece. Basta “Previously on …(Joey’s dream)” yoktu ama uyanip gördügüm rüyalarin artik dizi haline geldigini düsünmemle gülümseyip güne güzel baslamis oldum. 3. bölümü de görürsem buraya bütün ayrintilariyla en bastan yazacagim, söz! ;-)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
forum aktivite
- Lost.S04E07.HDTV.XViD.DOT -... (0)
- en iyi beş (6)
- LOST S04E06 PROPER (0)
- LOST S04E06 PROPER (0)
- lost 4x05 The Constant (0)
- How i met your mother S02E12 (4)
- (0)
network siteleri
zamazing.org
Teknoloji harikaları, yeni ürünler ve mobil hayat3ayak.org
Seksi fotoğraf makineleri, aksesuarlar, püf noktaları ve ilham alınası sanatçılarhafif.org
Meraklı ol!bildirgec.org
internet, tasarım, popüler kültür, teknoloji, mimler ve mucizeleritorpilli.com
pillinetwork yazarları yardımlaşma merkeziyenimecra.org
Internette reklamın iyisi kötüsü olursinepil.org
Filmler, Yönetmenler, Oyuncular, Sinema Haberleri10marifet.org
Yaratıcı el becerileri ve hayatınızı renklendirecek cin fikirlerucandaire.org
bilimin kurguya doyduğu an





