Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "nikon pc-e micro nikkor 45 mm f/2.8d ed"
\
Açıkçası çoktur bu yazıyı yazmak için bekliyorum, elimde bir kaç örnek daha olsun diye. Sonunda mümkün olduğunca örnek topladım, ve başlıyoruz.

Şimdi öncelikle şu yorumu yapmadan geçemeyeceğim, avrupa yakası, kesinlikle türkiye'de şimdiye kadar yapılmış en "profesyonel" sit-com niteliğindeki dizi. Gülse birsel'in gerek karakter analizleri, türkiye'de varolan karakteristik özellikleri yansıtışı gerekse dizinin temposunu olduğunca yüksek tutabilme yeteneği göz ardı edilecek bir durum değil. Her ne kadar dizi oyuncu değişikliklerine ve kayıplarına uğramış olsa da (ki böyle durumlarda çok az dizi ayakta kalabiliyor), elindekini değerlendirip ayrıca diziye yeni karakterler katarak onları da insanlara sevdirmeyi başarabildiği için gülse birsel'i kutlamak lazım.

Ancak, gelelim konumuza. Türkiye'deki "film uzunluğunda" ve aralıksız, senede 30 bölüme yakın yayınlama mantığından kaynaklanıyor olsa gerek, ara ara dizinin yazarı Gülse Birsel, David Crane ve Martha Kauffman'ın Friends'deki bir çok "ilk" olarak nitelendirilebilecek esprisini Avrupa yakası içerisinde kullanıyor. Bunları mümkün olduğunca yayılmış ve ardarda görmediğimiz için farkında olmamış olabilirsiniz ancak şimdiye kadar karşılaştığımız friends alıntılarından bir kaçı;
  • rachel'ın şanslı sütyeni - aslı'nın şanslı sütyeni
  • grup içinde fakir-zengin ayrımı
  • koltuğundan salamlar çıkacak kadar pis olan kız arkadaş
  • ve son olarak geçtiğimiz bölümlerde rastladığım dünyanın çok uzaktan görüntüsü şeklindeki dövme (phoebe'nin nokta dövmesi - kubilay'ın nokta dövmesi)

Gülse Hanım'ın böyle alıntılar yapmasındaki eksiler neler olabilir? Öncelikle "nasılsa anlamazlar" gibi bir görüşü yoktur umarım kendisinin. Çünkü Friends izleyicileri genelde çok sıkı oluyor ve tüm sezonları birden fazla izlemiş oluyorlar. Ve bu sıkı Friends izleyicileri, alıntıları farkettikçe, Gülse Birsel'in kendine has orjinalliği yok oluyor; hatta biraz zorlarsak bir Birol Güven güven havası katıyor kendisine. Şahsen asla bir Birol Güven daha istemem türk dizi dünyasında.

Bunun dışında, kanımca şöyle bir eksi yönü olabilir bu alıntıların; Friends'deki espriler amerikan yaşam tarzı ve anlayışına göre olduğundan dolayı, Türkçe'ye çevrilip yayınlandığında aynı etkiyi yakalayamıyor. Yavan sütyen esprilerinden ibaret kalabiliyor.

Tüm bunlara rağmen, Avrupa Yakası'nı sevmiyor muyuz, gayet de seviyoruz. Ve inşallah, daha nice "orjinal" esprilerle süslenmiş bizi güldürecek Avrupa Yakalarına diyoruz.


Spacer
  • azizk
  • 23 yorum var
  • 21 Şubat 2007 03:33

Yorumlar

friends'i hiç izlememiş biri olarak bu habere şaşırdım,eline sağlık! e işte hep yaptığımız şey,kopyala yapıştır mantığı,keşke günse birsel böyle yapmamış olsaydı,saygınlığı aynı şekilde kalırdı akıllarda...

400 ytl - web tasarım 15 ytl hosting hizmeti http://www.webpratik.net

bence artık avrupa yakasının suyu çıktı..çocuk oyunu gibi basit basit senaryolar anca oyuncularla götürüyor işi birsel

sakizkutusu.blogspot.com

"türkiye'de şimdiye kadar yapılmış en "profesyonel" sit-com niteliğindeki dizi" demiş yazıyı yazan arkadaş. ama yazıda kedni fikrini yazması bence yanlış.ozaman bana göre tr de yapılmış en profesyonel sitcom niteliğindeki dizi de tatlı hayat. hangimzinki doğru? başarılı dersek tabiki avrupa yakası. çünkü bu kadar kitleyi yakamışl bir dizi. ama profesyonel dersek tatlı hayat. yazıdaki o bölümü değiiştirmenizi rica ediyorum.

o bölümün değiştirilmesi gibi bir şey söz konusu olmaz. ne de olsa "herkesin" diziler hakkındaki fikirlerini paylaştığımız bir site bu. ayrıca bu tür tanımlamalar her yazar tarafından bir çok yazıda yapıldı. her yazarın farklı dizileri de "en iyi" olarak ilan edebilmesi de site içi demokrasinin sonucu.
elbette yorumlarda "bence hiç de profesyonel değiller" demek serbesttir.
ama içerikte bir hakaret, yanlışlık, iftira, site konseptine uygunsuzluk ve benzerleri olmadıkça yazıları sadece fikir uyuşmazlığından ötürü değiştirmek serbest değildir.
tatlı hayat'ın da profesyonel olduğuna katılıyorum, ne de olsa yabancı bir dizinin türkiye uyarlaması, iyi yapmasalar ayıp olurdu birazcık.

tüm bunlara bakarsak eğer, gaffur da temelinde bir cable guy esinlenmesi ;) ( gaffur viki de, olaya dikiz )

@onurkaplan: bu tamamen kişisel görüş ve yorumlardan oluşan bir yazı. Bir tek "alıntı" olarak sunduğum örnekler var bilgi olarak. onun dışında benim kanımca gerçekten en profesyonel sit-com, ama bu demek değil ki "türkiye'nin en profesyonel sit-com"u ünvanına sahip ve her gün yüzlerce ödül alıyor bu alanda.

22dakika|blog|azizk| peki ya sosyomat profilim?

sansli sutyen esprisi cok havada kalmisti dogru fakat bence kanepede bulunan salam esprisi bize cok uygundu. eminim ogrenci evinde yasamis herkesin basindan en az boyle bir olay gecmistir. ayrica friendste salam olayi nasil gelisti bilmeyorum ama, avrupa yakasinda salami esas oglan volkan degilde annesinin yani mustakbel kaynananin bulmasi da esprinin turkiye`ye adaptasyonun kolaylastirmis.
tebrik ederim guzel bir analiz olmus. aslinda 22dakika da bir de boyle kose yapip yabanci diziler ve turk dizileri arasindaki benzerlikleri yazsak fena olmaz tabi Grey`s Anatomy ve doktorlar gibi korun gozune parmak sokacak ornekler yerine daha kiyida kosede kalmis benzerlikler bir arada toplansa fena olmaz:)

ChaOs rUleZ!!!

türkiyede yapılan dizilerin cogunlugu böyle degilmi zaten ama gülse birsel zaten yaratıcı bir zekaya sahip böyle alıntılar yapmamıs olsa tabi ki daha iyi olurdu ama su var ki bu dizide oynayan oyuncularda türkiyede ki iyi oyuncular yani onların yetenegi olmasa bastan sona alıntıda yapılsa izlenmez ve bu kadar begenilmez ama.

Bende kişisel blogumda Avrupa Yakası hakkında birşeyler yazmayı düşünürken, bu yazıyı okudum. Siz friends dizisiyle ilişkilendirmişsiniz bense Seinfeld diyorum.Sizin gibi birebir örneklerle açıklayamasam da yan karakterlerin zaman içerisinde önem kazanması, flashback lerle bugünün açıklanması gibi ve başka benzerlikler bana bunu düşündürdü.Gülse Birsel'in arkasında kreatif bir ekip varmı bilmiyorum ama tek başına yapıyorsa çok iyi iş çıkartıyor demektir ve esinlenmeler normaldir diyorum ben.

Kelimelerin Arkasını Görün

@midwestjerk, gülse birsel jerry seinfeld'e teşekkür edişini ve nasıl seinfeld dizisinden etkilendiğini şu yazıda anlatıyor.

yazıdan da anlaşılacağı üzere, kendisi diziye olan hayranlığını ve esinlenmelerini gizlemiyor. bire bir örnekleri de vermiş.

Amerikayı yeniden keşfetmişim meğerse :) Bu yazıdan haberim yoktu ve bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim size

Kelimelerin Arkasını Görün

valla dikkatli izleyicinin hali bir başka. sen yine de yazmakla iyi etmişsin. kendin farketmen önemli bence. ben eskiden cnbc-e izlerdim ama şu an televizyonumuz çekmediği için izleyemiyorum maalesef. esinlenme kaynakları konusunda hiçbir bilgiye sahip değilim ama yazı çok açıklayıcı örnekler içeriyor. tebrikler...

Mustafa Akyol

bende diziyi elimden geldiğince takip ediyorum. friends i daha önce hiç izlemedim ama sıkı bir seinfeld fanıyım. MidWestJerk in düşündüğünü bende düşünüyorum fakat bunu tek karaktere vuruyorum o da burhan altıntop ~ kramer. kramer ın doğaçlama saçmalıklarının hemen hemen aynısını dizideki burhan altıntop karakteride sergiliyor (durup dururken düşmeler, ani patlamalar vs)
ama anladığım kadarıyla burhan altıntop karakterini canlandıran engin günaydın doğaçlamalarını senaryodan daha önde tutuyor yani gülse birselin engin günaydına hadi biraz kramer'a benze dedini sanmıyorum.

www.cancetin.com

herkesin aksine ben Avrupa yakasının sadece ilks sezonunu izledim... sonrası gelemedi bi türlü ne yazık ki..
bunun yanında çok sıkı bir Friends hayranıyımıdır.. her bölümü bolca izlemişliğim vardır...
bence gülse birsel in friends gibi bir diziden esinlenmiş olması gayet olası ve mantıklı bir olay... ne de olsa dizi dünyayı kasıp kavurdu 10 sene boyunca....
her bölümü birbirinden komik bir dizi olunca esinlenmemek elde olmaz bence..

aaa ben sadece son 6 bölümünü seyrettim bu dizinin ve gülmekten ölüyorum...helede Burhan beye aman yarabbim hepsi cokkk komikler bence.. yani sahsen bizzat bence ...bi de ben yillardir friends dizisini bilirim yani avrupa yakasindan cookkkkkkkk öncesini bilirim o newyork dizisinin alaksi yok arkadaslar ....pilizzzzz yaaa. :-) bikere biz cok komikizzzzzzz

friends'i izlemedim ama sıkı bir seinfeld takipçisi olarak avrupa yakasıyla bu dizinin benzerliğini kuramadım. burhan ve kramer benzer değiller bence ve avrupa yakası da 'hiçbirşey' üzerine kurulu bir dizi değil. gülse birsel'de zaten;

Seinfeld, bana sitcom seyrettiren, sonraki yıllarda da sitcom yazma hayalleri kurdurtan, farklı bir televizyon şovuydu
demiş, tek ilgisi bu olabilir..

no comment..

ben bir türlü bu durumu gülse'ye konduramıyorum ya. hele seinfeld benzerliği hoşuma bile gidiyor. hala çok eğleniyorum avrupa yakası'nı seyrederken, ondan olacak .)

haber için tebrikler.

şimdi bunu okuyup gülse birsel bir kopyacı diye zihinlerine sokabilecek izleyiciler olacaktır eminim :))

oysa bilmem kaç bölüm içinden 1-2 tanesinde böyle bir şey yapmış olması ile tamamen kopyacı olması arasında fark vardır. bunun anlaşılması dileğiyle..

zeki kadın.. seviyoruz kendisini..

Avrupa Yakası' nı çok sevdiğim için bende Gülse Birsel'e bu durumu konduramadım bir türlü.Ama 'Espriler Amerikan yaşam tarzı ve anlayışına göre olduğundan dolayı, Türkçe'ye çevrilip yayınlandığında aynı etkiyi yakalayamıyor' yorumuna kesinlikle katılmıyorum. Çünkü aynı etkiyi yaratmayı bırak insanları kırıp geçiriyor bence.Alıntı bile olsa ki bu konuda hemfikir değilim,gerçekten iyi iş çıkarıyorlar.

İmpossible is Nothing

Ben de zaman zaman friends esintisi hissedenlerdenim malesef ve bu gerçekten hoş değil. Özellikle gülse birsel gibi "yazar" vasfı olan bir insanın böyle işlerin içine girmemesi gerekir.
Olur esinlenmişsindir olur beğenmiş kullanmışsındır o zaman friends dizisine ve dizinin senaristine bir teşekkür edersin alıntılar olduğunu dizi sonunda belirtirsin olur biter.
Böyle yaparsa ne kimse aaaa alıntı yapmış ne ayıp der ne de fikir hırsızlığı damgası yer. Aksine saygılı bir tutum içinde olduğu için benim ve gördüğüm kadarıyla bu sitenin ziyaretçisi birçok insan tarafından saygı gösterilir.

Valla arkadaşlar tebrikler(!)
Hakikaten dünyada yüz milyonlarca kez yapılmış klasik esprileri sevilen bir dizide(friends) var diye hemen alıntı, çalıntı yaptınız. Pes hakkaten...
İsterseniz "aaa gülse birsel espri yaptı ama ilk espriyi noktayla virgül(!) yapmıştı türkiyede" falan diyelim.
Senaristlik, yazarlık koley bi iş değildir. Siz daha iyi yazamazsınız.
Nokta
Saygılar efenim...

\

Dertleri zevk edindim her gün kadeh kadeh keder iciyorum. Aman sabahlar olmasın! Saaygılar efenim...

yazının sahibi olarak, zaten "daha iyi yazarım" gibi bir iddiada bulunduğumu hatırlamıyorum. gülse birsel'in de yazarlığına laf etmek amacıyla yazmamıştım yazıyı.

ancak, dünyada yüz milyonlarca kez yapılmış klasik espriler derken, biraz daha gerçekçi bir yaklaşımla örneklendirseniz iyi olabilir. örneğin ben çok merak ediyorum, "dünyanın çok uzaktan görüntüsü şeklindeki dövme" esprisini, her dövmecide duvarlara mı asıyorlar.

friends'in de sevilme nedeninin, esprilerinin orjinalliği ve daha önce rastlanmamış olması olduğunu da hatırlatmak isterim.

22dakika|blog|azizk| peki ya sosyomat profilim?

fazla benzetmiyorum nedense, friendsde konsept sadece arkadaslik iken,avrupa yakasinda cok farkli;ailesi var,kapicisi ,is hayati falan var.Ama genede guzel bi yazi olmus

Ideas are bulletproof.

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Bu Site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar

son yorumlar

pektutulanlar

RSS & Pilli Kutu



Bizi Ekleyin!