dizinin en önemli karakteristik özelliği olan her bölümün başında birinin ölmesi, dizinin durduğu yeri çok da iyi açıklıyor. kafasına gökyüzünden düşen bir cisim ile öleninden tutun gülerken kafasını yere vurup ölenine kadar değişik ölümler bunlar. aynı dizi gibi; ürkütücü, sarsıcı, basit, gerçekçi ve hüzünlü.

beş sezon süren six feet under, damardan bol acılı ağlaklıklara ve ağırdan alıp seyirciyi inim inim inletmelere başvurmadan da sarsıcı olabilmeyi başarıyor. dizi karakterlerinin içine düştükleri durumlar, cinnet anlarındaki sanrılar, felsefe, ölüm, yaşam, zaman, sanat ve aile ilgili diyalogların sağlamlığıyla ekrana yapışmanızı sağlıyor. oyuncu seçiminin mükemmelliği ve oyuncuların harika performansları sayesinde dizi ilerledikçe, fisher ailesinin bir bireyi gibi hissetmeye ve düşünmeye başlıyorsunuz. dizi bittiğinde ailenizi kaybetmiş gibi bakakalıyorsunuz. hatta beşinci sezonun final bölümünden sonra "bu dizi bize yetmedi, ne demeye bitiriyorsunuz." feryatları eşliğinde onlarca insan hüngür hüngür ağlamış (ki bunlardan biri de benim.).
american beauty filminin yazarı alan ball'un yaratıcısı olduğu six feet under'ın üçüncü sezonu şu sıralar cnbc-e'de gösteriliyor. beş sezonun da dvdleri de satışa çıkmış durumda. dizinin en başarılı olduğu konulardan biri de müzik seçimleri olduğundan soundtrackleri de incelemenizi tavsiye ederim.
şu ana kadar çekilmiş olan en başarılı dizilerden biri olan six feet under'ı bir yerinden de olsa yakalayıp, izlemelisiniz.
- annie
- 16 yorum var
- 23 Haziran 2006 03:08
« önceki yazı futurama dönüyor, gerçekten... |
sonraki yazı » lost'tan silinmiÅŸ sahne |
Yorumlar
sabırsızlıkla o satıştaki dvdlerin 80er dolardan aşağı falan inmesini bekliyoruz. o arada yasal olmayan yollar ve cnbce ile idare edeceğiz gibi gözüküyor.
bir yerinden yakalamak yetmez ki. baştan sona, sindire sindire seyretmek lazım. o bitişin ardından "hayat eskisi gibi olmayacak" diye düşündürtecek kadar güçlü, hatta seyrettiğim en iyi dizi bence. tarif edemeyeceğim kadar sarsıcı, bir kusur bulamadığım, mükemmel bir yapım benim için.
vedalaşması en zor dizi..
kemoterapi gibi dizi. çok sarsıyor ama bittiğinde bir miktar iyileştirme/hayata bağlama şansı var.
evet doğru söyledin. nasıl olduğunu tabii buraya yazamayız ama gerçekten de insanı sarsıp kendine getirme gücü var bana kalırsa da.
imdb sayfasında final konusuna rast geldim bir asüre önce,.. dünya başıma yıkıldı,.. sonracığıma, artık nasıl beynimin en altlarına ittirdiysemi hatırlamıyorum şimdi! laylaylay!
six feet under'ı bitirmeden asla hbo'daki sayfasına da bakmayın bence. hele imdb'nin trivia bölümü o kadar sinir bozucu ki. ister istemez gözü kayıyor insanın. "finalde ahmet'in saçının koptuğu yerdeki şarkı ismail yk'nındır." gibi basit bir cümle bile sinir edici derecede spoiler yüklü oluyor.
aman ha.
türk izleyicisi için 3. sezon finali yayımlandı bu pazar (9.7.06) ve yeni sezonda umarım tekrar dönecek ekranlara..
Dün CNBC-E'de finali yayınlandı. Salya sümük bir vaziyette izledim.
sezon finali yayınlandıysa madem hemen bitişteki şarkıyı söyleyelim merak edenler için, sia - breath me.
şarkı ikinci soundtrack albümünde bulunabilir.
ömrümde izlediğim en iyi dizi heralde six feet under. dizi de değil hatta bir ''şey''! :) bambaşka bir şey hatta. en iyi tabirle; sanat eseri. beni bu kadar etkileyen hiçbir şey izlemedim, görmedim onun ardından. çok şey söylenir de hakkında, hiçbiri yetmez. o yüzden sadece izleyin derim başka bir şey söylemem. :)
Her karakterden ayrı bir dizi yapılabilecek kadar derin ve bir figüran da bile kendinizi bulabileceğiniz kadar sade bir baş yapıt.
finalinde ağladım arkadaş daha ne diyeyim yani 30 yaşındaki adamın gözünden yaşlar aktı. episode calender a baktım izlemediğim dizi kalmamış nasıl atlamışım bu kadar sene iyi ki de atlamışım belki tam izlencek yaşta izledim.
Canım HBO VE Canım Frances Conroy...:))) Ne Kaliteli bir yapımsın sen ...Senin daha 2. sezonundayım ama olsun ...Bakalım nasıl bir sona ulaşacak bu mükemmel dizi
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.






